Son Kez…

Gidiyorum önce deniz farkedecek yokluğumu sonra yıldızlar Yağmurlar yağacak rüzgar bir bir süpürecek benden arda kalanları Sessizce usulca gideceğim hayat veren gözlerinden Vedalaşmayacak bu sefer ellerin ellerimle Bedenim ruhundan koparcasına gidecek Sessiz çığlıklarım eşlik edecek bana giderken Bir de yağan yağmur misali göz yaşlarım Ayaz ortak olacak adımlarıma Sessiz çığlıklarım kaybolacak fırtınalarda Gideceğim gözlerinden sessizce usulca Ne anılar ne hatıralar bırakmayacak beni Arkama bakmayacağım bu sefer Avuçlarıma bıraktığın nefesini unutturmayacak hicbirşey bana Sessizce gideceğim usulca Son kez gideceğim Değmeyecek bir daha o temiz yüreğin yüreğime Bu sefer gideceğim deniz gözlüm Sessizce usulca güzel gözlerinden

Hayat’tan Bana…

Sen…
Hep aralıklı bıraktıgım kapım
Görüpte gözlerine dalamadıgım
Uzanıpta tutamadıgım
içime çekipte orda sakladıgım

Sen…
Akan göz yaşım
Yüzümdeki gülümsemem
Damardaki Kanım
Yaşam kaynağım

Sen…
Hayallerimin son noktası
Bembeyaz umudumun siyahı
İçimdeki çocugun en tatlısı
Kaderimin en acısı

Sen…
Kokuların en güzeli
Renklerin en parlağı
Karanlığın aydınlığı
Aydınlıgın karanlığı

Sen…
Var olma sebebi
Hayata tutunma nedeni
Her şeyden vazgeçip
Hiç bir saniyenden vazgeçemedigim

Sen…
Duyguların en yücesi
Aşkın en asili
Acıların en büyüğü
Güzelliklerin en güzeli
Duygularımın tek anlamı

Sen…
Hayat dedigim
Tek nefeste soludugum
Sigaramdaki düşüncem
Gözlerimdeki ışığım

Ve Sen…
Uzaklıkların en yakını,
Yakınımın en uzağı….

ÖyLe ÖzLedimki Seni…

Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere. Duymadan o güzel sesini uyku girmiyor işte bu yorgun gözlere. Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor acaba aradı mı diye. Ama her defasında senin dışınca onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan. Öyle özledim ki, sesimin sesindeki yankısını, çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı, beni sevme şeklini öyle özledim ki. Bu lanet dünyada her gecen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan, çünkü hiç bir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef. Dünyanın adil olmasını bekliyoruz. Hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı. Ama sabır taşı misali bizi tam ortamızdan çatlatmaya meyilli. Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yere yaş gelmesini. ‘’ Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?’’ Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen. Sen olsaydın benim yerimde mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmeye herhalde. Öyle özledim ki, aradığımdaki sesindeki neşeyi, ‘’kuşum derdin, özledin mi derdin.’’ Ben de belki tam anlatamam sana olan hislerimi diye, nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin üstüne yemin ederdim. Güzel gözlüm öyle özledim ki seni, yüreğim bir mecal kaldı şimdi, her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun, her gece yalvarıyorum Allah’ıma bir an önce geçsin bu de3rtler, bu sıkıntılar diye. Ve her gece, uykuyu haram ediyorum gözlerime. A kadınım öyle özledim ki seni, traş bile olmuyorum eskisi gibi, ‘’ batıyor sakalların git kes öyle öp derdin, öptürmezdin gül yanaklarını, sinek kaydı olmadan yüzüm. Ama geri döndüğümde de, kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki, hep öyle kalalım isterdim.’’ Sevdiğim öyle özledim ki seni, sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini. Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen? Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerimi yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor, sensin onun dermanı, d,yor içimdeki ses her gece. Canımın ta içi öyle özledim ki seni, her derdini alırdım üstüme, sen üzülme, sen yorulma, sen düşünme isterdim. Ben bakarım başımın çaresine yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurdum senin için bu dertlerin cümlesine, kurban olduğum, aşkların en güzeli, güzel bakışlım, kalbimin bir incisi öyle özledim ki seni, sesini, nefesini. Hadi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi…

Ama…

Birkaç damla gözyaşı dökülür belki o sokaklarda… Hıçkırmak istersin ama yapamazsın kendini her sıktığında Adımların ileri gider ama kalbin saplanıp kalmıştır eski günlere Derin derin nefes alırsın ama nedense geri veremezsin Sıcaktan bunalırsın ama buz gibi havanın farkına varamazsın Haykırmak istersin avazın çıktığınca ama sadece mırıldanırsın Anıları çağırırsın ama kendini kandırırsın Dakikaları sayarsın ama kaç gün geçti hatırlamazsın Kalbini yoklarsın ama içeride kimseyi bulamazsın Bu dünyadan gitmek istersin ama bilet yoktur hiçbir yere Yırtmak istersin kıyafetlerini ama zaten halin paramparça Birkaç damla gözyaşı görülür belki o anlarda…