ÖyLe ÖzLedimki Seni…

Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere. Duymadan o güzel sesini uyku girmiyor işte bu yorgun gözlere. Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor acaba aradı mı diye. Ama her defasında senin dışınca onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan. Öyle özledim ki, sesimin sesindeki yankısını, çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı, beni sevme şeklini öyle özledim ki. Bu lanet dünyada her gecen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan, çünkü hiç bir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef. Dünyanın adil olmasını bekliyoruz. Hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı. Ama sabır taşı misali bizi tam ortamızdan çatlatmaya meyilli. Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yere yaş gelmesini. ‘’ Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?’’ Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen. Sen olsaydın benim yerimde mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmeye herhalde. Öyle özledim ki, aradığımdaki sesindeki neşeyi, ‘’kuşum derdin, özledin mi derdin.’’ Ben de belki tam anlatamam sana olan hislerimi diye, nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin üstüne yemin ederdim. Güzel gözlüm öyle özledim ki seni, yüreğim bir mecal kaldı şimdi, her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun, her gece yalvarıyorum Allah’ıma bir an önce geçsin bu de3rtler, bu sıkıntılar diye. Ve her gece, uykuyu haram ediyorum gözlerime. A kadınım öyle özledim ki seni, traş bile olmuyorum eskisi gibi, ‘’ batıyor sakalların git kes öyle öp derdin, öptürmezdin gül yanaklarını, sinek kaydı olmadan yüzüm. Ama geri döndüğümde de, kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki, hep öyle kalalım isterdim.’’ Sevdiğim öyle özledim ki seni, sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini. Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen? Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerimi yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor, sensin onun dermanı, d,yor içimdeki ses her gece. Canımın ta içi öyle özledim ki seni, her derdini alırdım üstüme, sen üzülme, sen yorulma, sen düşünme isterdim. Ben bakarım başımın çaresine yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurdum senin için bu dertlerin cümlesine, kurban olduğum, aşkların en güzeli, güzel bakışlım, kalbimin bir incisi öyle özledim ki seni, sesini, nefesini. Hadi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi…

Ama…

Birkaç damla gözyaşı dökülür belki o sokaklarda… Hıçkırmak istersin ama yapamazsın kendini her sıktığında Adımların ileri gider ama kalbin saplanıp kalmıştır eski günlere Derin derin nefes alırsın ama nedense geri veremezsin Sıcaktan bunalırsın ama buz gibi havanın farkına varamazsın Haykırmak istersin avazın çıktığınca ama sadece mırıldanırsın Anıları çağırırsın ama kendini kandırırsın Dakikaları sayarsın ama kaç gün geçti hatırlamazsın Kalbini yoklarsın ama içeride kimseyi bulamazsın Bu dünyadan gitmek istersin ama bilet yoktur hiçbir yere Yırtmak istersin kıyafetlerini ama zaten halin paramparça Birkaç damla gözyaşı görülür belki o anlarda…

VusLatina TaLibim…

Ayazlara aldanıp düşme karanlıklara.
Ben, yüreğime baharları doldurup
Sevginde ” mutlulukları” tatmaya geliyorum.
Ellerindeki toprak kokusunu,
Yüreğindeki ölümsüz sevda umudunu
Ömür boyu ” sende ” yaşamaya geliyorum.

Kaldır baharlarda kurumuş düşlerini,
Üşüyen ellerini aç,
İçine çek yüreğimin sıcaklığını.
Ben, avuçlarıma ” yıldızları ” doldurup
Gözlerime ” gökkuşağını ” giydirip
Her gülüşünde sana yağmaya geliyorum.

Acılarında kanamış,
Umutlarını ser kurak toprağa.
Ben, ömrümü sana adayıp
Acılarını ” yüreğimde” yakmaya geliyorum.
Düşlerimi avuçlarına sunup
Gülüşlerinde karanlıklarını boğup
Gökkuşağında gözlerinde doğmaya geliyorum.

Biraz daha dayan acılara,
Bırak üzülme dökülen gözyaşlarına.
Bu sabah güneşle,
Islak gözlerini kurutmaya geliyorum.
Günahlarında bedenimi yakıp
Karanlıklarına gözlerimin aydınlığını giydirip
ömrüne, ömrümü feda edip
Yüreğinde ” yaşamaya “geliyorum

VusLata 32 KaLa…

son zamanlarda dahada bir heycanlanmaya basladim günler gectikce ve VusLat zamani yaklastikca kücük simarik bir kiz cocugu gibiyim… sevdigime kavusacagim aklima geldikce derinlere daliyorum ve keske’lerim geliyor aklima… Keske daha erken olsaydi… ama sonra düsünüyorum ve herseyde bir hayir vardir diyorum… gecen onca zaman icerisinde belkide kararlarimizi tam anlamiyla aldigimizi düsünüyorum ve ciddiyete dogru bir adim atmanin karari ile herseye daha bir dikkatli karar aldigimizi görüyorum… senelerin verdigi olgunluk belkide bagimlilik ve o vazgecilmezlik bizi herseye ve herkese karsi dimdik ayakta tutuyor ve kimseye aldiris etmeden kimseyi umursamadan yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz… Ve ben onun gözlerinde kaybolup tekrar kendimi bulmaya hazirlaniyorum…

VusLata 32 KaLa…