Uyanma Diye…

Posted in Siir´Ce with tags , , , on Eylül 30, 2008 by iLsu

saçlarını rüzgara satan kıza…

Uyanma diye açık pencereden içeri koşan sesleri yuttum
Şafak söktükçe ben diktim
Dimdiktim
Eğilmedim
Uyansan belki gidecektin

Caddelerde canhıraş kamyon sesleri
Caddelerden kırık farları topladım
Yoksa uyanacaktın
Yaz sıcağında tavla şakırtıları
Kulağından kırık zarları topladım

Bir vakit yastığından saçların aktı
Ak değil karaydı
Uçları kırıktı
Dallarındı
Kırılmış dal uçlarında sabahladım

Uyanma diye
Sayıklamalarını ayıkladım
Sesli harfleri çıkardım
Seslerini kulağına yasakladım
Duysan belki uyanacaktın

Sana bir şiir yaz’dım
Bir şiir sonbahar
Yanında kal’dım
Uykunda firar

Uyanma diye
Gökyüzünden en parlaklarını çaldım
Gecene uzak yıldızlar kaydırdım
Uyanma diye uyanmaları içime sakladım
Sabah ezanlarını senden kaçırdım
Yüzüne baktım
Yüzsüzlüğümden utandım

Derin uykuna düştüm
Rüyana masal

Boyundan geceye düştü yastık
Ellerimle saçlarına yas’tık
Sayamadım kaçtık
Geceyi sana yazdık

Ölme diye nefesini dinledim
Sen aldın ben verdim
Ben verdim sen aldım
Yoksa uyuduğumu sanacaktın
Uyanma diye ben öldüm
Ölmezsem uyanacaktın

KAHRAMAN TAZEOGLU

Iki Kelime…

Posted in Ask ´a on Eylül 22, 2008 by JikLet

İki kelimeyi bir araya getiremedim yıllarca… Ben nezaman konuşmak yada yazmak istesem Ali topu at kadar saçmalaşırdı cümlerler.Kompozisyon sınavlarıının açıklanan sonuçları alay konusu haline gelirdi, 50 kişilik sınfta. ama dönem ödevlerini çok severdim.Birtek o zaman yazabiliyordum.Zira cümleler korsan olurdu.Yaldızlı bir ansiklopedi kurtarırdı beni her seferinde..İşte bu şekilde bitti ,bitmez dediğim lise.
Bu cümle kuramama olayı ikili ilişkilerimdede her seferinde bir depreme yol açardı.Ne zaman bir kıza sevdalansam iki kelime edemeden giderdi yanımdan. Kısa keserdik cümleler gibi aşkları her seferinde.Yarım kalırdı sevdalarım.
Benim yazılmış hiç bir şiirim olmadı defter aralarında.Yada adım geçmedi bir kitapta..

Ben ne zaman konuşmak istesem Ali topu at kadar saçmaolurdu cümleler.

Liseden sonra askerlikte bitti. Derken yine bir kız çıktı karşıma. Bukez cümleler gibi kısa bitsin istemiyordum. Bembeyaz tüyleri olan yavru bir tavşan kadar şirindi çünkü.Ben adını dahi doğru düzgün söyleyemeden aşık oldum o şirinliğe.Hergece uzatırdım evimin yolunu.Zira Onun evi biraz ters bir yerdeydi.Tek düşüncem onu birdaha nezaman yada nekadar görebilceğimdi..Tam aynaları kendime doğru çevirmiştimki…Kısa keseyim , zira oda kısa kesmişti ilişkimizi.Ben iki kelime edemeden yarım kaldı yine cümlem. Ama bu cümle diğerlerinden farklıydı bu kez. İlk defa aşık olmuştum.Onun bu kısa kesmişliğiyle ben kahrettim kendimi. Bugün farkettim. Onun gidişiyle binlerce kelime gelmiş aklıma. Meğer kısa kesmek gerekirmiş bir aşkı, yazabilmek için.
Şu sıralar binlerce kelimeyle evliyim ama bu kez sen yoksun. Keşke yanımda olsaydın . Artık iki kelimeden fazlasını söyleyebiliyorum. Hatta uzun cümleleri dahi tek nefeste söyleyebiliyorum. AMA..
Uzun zaman sonra seni dün sahilde gördüm.Gözlerimin seni gördüğünde yaşadığı çocuksu heyecanın aynısını kalbimede yaşattım. Yanına doğru gelip sana iki kelime edicktim. Bu kez yapacaktım bunu… Ama heyecandan olsa gerek ellerinden tuttuğun kişiyi farketmedim. Bu kez ben iki kelime etmeden oradan uzaklaştım…..

Kimbilir birgün bu yazıyı sende okursun.Sana birtürlü diyemediğim o iki kelimeyi yazıcam şimdi alt satıra. O yüzden bu kısmını sadece sen oku olurmu?

SENİ SEVİYORUMMMMMM

Iyiki Dogdun AysemGüLüm ( JikLet´im )

Posted in DOST´uma with tags , , , , on Eylül 20, 2008 by iLsu

BöyLe KutLamaktansa Yaninda oLmayi Tercih Ederdim DOST´um Ama InsaLLah Birahakine…

Seni Seviyorum AysemGülüm…

Sen Git Iste…

Posted in Ask ´a with tags , , on Eylül 17, 2008 by iLsu

Bugün sana yabancıyım yüreğim..
Düşünmeden dökmek istiyorum içimdekileri..
Belki biraz kırıl istiyorum bana..
Biraz üzül…
Biraz anla…
Vazgeç istiyorum,
Hayallerden…
Kimbilir !
Belki de benden…
Saçmalamak istiyorum alabildiğine…
Bağırmak, durup dururken..
Gülmek, nedensizce..
Tersine yaşamak istiyorum hayatı…
Anla işte !
Saçma ne varsa yapmak istiyorum kendimce…
Ve sende saçmala istiyorum acımasızca…
Belki de…
Gelişi güzel ağlamak istiyorum sana…
Her bir damla da bensizliğe alış istiyorum …
Alış ki kolay olsun gitmek..
Can yakmadan…
Yaralamadan…
Yalan !
Hiçbir gidiş, acısız gitmez…
Giderse ‘’o ‘’ gitmek olmaz…
Ama sen git…
Ve öyle bir git ki,
Her adımda, senden değil kendimden vazgeçtiğimi hissettir acıyla …
Yüreğim
Sözün özü;
Vazgeç, saçmala ve git istiyorum izinsizce…!
Ben gidemiyorum …
Sen git işte !

Yazamadigim Yazi…

Posted in Ask ´a with tags , , , on Eylül 17, 2008 by iLsu

Bir gece uyuyamadım yine,düşündüm aklıma sen geldin hayalinle,
Bir yazı yazıcaktım sana,seni anlatıcaktı,beni anlatıcaktı,bizi anlatıcaktı.
Birazda sert olucaktı ha…
Kırıcaktı kalbini..Ağlatacaktı seni…

İşin kötüsüde neye ağladığını anlayamacaktın.

Ne olucaktı seni ağlatan?
Geçmişte yaşadıklarımız mı?
Gelecekte yaşayamayacaklarımız mı?
Nedeni,niçini,nasılı önemli değildi…Öyle yada böyle sen ağlayacaktın.
Bir zamanlar bana gülmüş o gözlerden yaşlar akıcaktı.

Hayır bunu yapamazdım..

O yüzden yazmıyorum işte bu yazıyı.

Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son paragrafım bile hazırdı…Yazının bitişine doğru
hıncımı çıkarmak için tekrar tekrar saldırıcaktım kalem ucuyla üstüne…
Sana sorular sorucaktım,cevabını hiçbir zaman alamayacağım sorular…
“Sen hiç böyle sevdin mi?” diyecektim.Kalbsizlikle suçlayacaktım seni.
“Sen birine yazı yazdın mı?” diye sorucaktım.Vefasızlıkla suçlayacaktım seni.
Bunlada yetinmeyecektim,kendim sorduğum sorulara kendim cevaplar vericektim…

“Sen gecenin birinde birine birşeyler yazıcak biri değildin” diyecektim sana.

Kelime oyunları yapıcaktım,daha sert yazıp seni kırmamak için.

Ama olmadı,yazamadım işte bu yazıyı..Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son cümlem iyi dileklerle
bitmeyecekti…
“İnşallah başka biriyle mutlu olursun” demicektim yazıda.

Senin adına hayattan garantiler istemeyecektim…

Yanlış anlama bu kısım senle alakalı değil,benle ilgili.
Hayattan ölüm dışında hiçbir garantiyi istemiyorum artık,hoş istesemde hayat vermiyor zaten…

Gitmek Gerek Bazen…

Posted in Ask ´a with tags , , on Eylül 17, 2008 by iLsu

Gitmek Gerek Bazen…
Bazen bitmek gerek yaşamdan, her yerden

Bırakmak gerek bugünlerde, işi gücü, sevgileri aşkları, parayı pulu. Gözün görmeden, kulağın duymadan, yüzün gülmeden gitmek gerek buralardan.
Nereye olduğunu bilemediğin yollara, neden olduğunu anlamadığın sebeplerle çıkmak gerek. Kimseyi yanına katmadan, kendini bile olduğun yerde bırakarak gitmek.

Gitmek gerek bazen.
Bazen buralardan
Bazen bu zamandan
Bazen bu yerlerden.

Tanıdık tanımadık her yerden, her şeyden gitmek gerek.
Neresi olduğunu bilmediğin yerlere, nereye çıkacağını bilmediğin yollara sapmak gerek. Kaybolunca sormamak gerek kimseye neresi diye. Durunca kalmak gerek oralarda. Ayakların seni götürene kadar kalmak. İçinden yeniden gitmek gelen kadar durmak gerek orada. Kim ne derse desin umursamadan, hatta herkese bir şey söyleyerek gitmek gerek. Kiminin gözünün yaşına bakmadan, kiminin gözünün içine baka baka gitmek gerek.

Ne kimseden kaçarak, ne yaşama koşarak, sadece yola çıkmak gerek, adı gitmek olsun diye.
Zaman mekan aramadan, yer, iz yol sormadan canını savurmak her istediğin yere.

Gittim ben, gidiş o gidiş.
Ağlamaktan, üzülmekten çare olmadığını görüp gittim, neresi olduğunu bilmediğim yerlere. Hayalini kurduğum sevgilerin aşkların yaşandığı, aradığım insanları bulduğum, kaybettiklerimi gördüğüm yerlere gittim. Benim olsun olmasın fark etmeyen, ben sevsin sevmesin önemsemediklerimin yanında aldım soluğu. Saçımın şekline, gözümün rengine aldırmayanların, görünüşüme değil, benim derdime bakanların olduğu diyarlara gittim. Para pulun hüküm sürmediği, ahbabın, eşin dostun önemli olmadığı, sadece sen olmanın kıymetli olduğu yerlere gittim.
Aslında insandan gitmek gerek.
En önemlisi insanı bırakıp gitmek.
İnsanı insandan çok yoran, bitiren, sindiren başkası var mı?
Durduk yere, sebep aramadan insanı insanlığından eden var mı?

Ben gittim.
İnsanı bırakıp gittim.
En azından gitmeye çalıştım, denedim.
Sadece kendimi aldım yanıma, beni.
Bazen onu da bıraktım yollarda.
Baktım olmuyor bensiz olmak, geri döndüm yine aldım.
Benin dışındaki her şeyi herkesi boş verdim , bıraktım.
Yoruldum taşıdığım insan yüklerinden
Yoruldum bana yük olan insan siluetindekilerden.
Nereye gitsem peşimi bırakmayanlardan,
Peşimde olmasa da izimi sürenlerden.

Aslında gitmek hep gerekli bazen değil. Her yere ait olmak gerek, bir yere değil.
Kendine hesap vermek gerek, etrafa değil. Kendinden sorumlu olmak gerek, herkesten değil.
Yaşamak için gitmek gerek.
Yaşamı anlamak için gitmek gerek.
Anlaşılmak için gitmek gerek.İnsan olmak için gitmek gerek.
Sormayın işte nedenini
En çok
Gitmek gerektiğinde gitmek gerek.(!) …

GüLme Sebebim AysemGüLüm…

Posted in iLsu´Ca with tags , , , , on Eylül 16, 2008 by iLsu

Bugün Hic Istemedigim Bir Haber aLdim 25.09.2008 Tarihi iLe DOSTUM Bi Süre UzakLasicak Benden :(( Tarif Edemeyecegim Kadar Üzgünüm Üzgünüm Demekte Yetmiyor Bu Duyguyu Tarif Etmeye Kalbimi Söküp aLiyor Sanki… O Yokken Yasayan Bir öLü oLucam Ben GüLmeyi Unutucam OnunLa tekrar GüLmeyi Ögrenmisken :(( Gitmeni Istemiyorum Demek Geciyor Icimden Ama Diyemiyorum GüLüm… :((

Sadece Seni Cok Seviyorum

KeLebekLer Hakikidir…

Posted in KeLebek´Ce with tags , , on Eylül 16, 2008 by iLsu

Yaşamları bir güne sıkışmamış kelebekleriz aslında… Her koza değişiminde yalnızlığı arar, sancılı kapanışları yaşarken, doğru-yanlış, her an herşeyi yapmaya hazırız… Tıpkı koyvermeye hazır olduğumuz gibi..; çünkü koyvermezsek içimize giremez zaman, ve her geçen anın çiziklerini ruhumuza işleyemez.. ‘Acının yakıcı yaşam üstünlüğü’ ve yaşamın bizi asla kısıtlayamadığı patlamalar, korkusuz bedenler, rüzgara özenen bir iç kalabalık ve dış sessizlik kölesi olmuş yalnızlık; herşeye rağmen yeniden doğuşların peşinde helak olmuş yıldızlar…

Kelebekler gibiyiz.. Sindiremediğimiz duyguları, olduğu gibi kusmaya çalışırken tanışırız yalnızlıkla.. Rüzgarın baş harfinde saklıdır yalnızlık, ve korunmasızlığın en güçlü tarafıdır.. Ama yine de yeniden başlangıçların tetikleyici safhasıdır.. Kendine kapanan çiçekler gibi, döngülerin en sonu, yeniliklerin en başıdır.. Büyütmesi bundandır yalnızlığın; çünkü her başlangıç yalnızlık kokar, ve her yalnızlık yeni bir güç doğurur hayata.

Rüzgar güneşten damlayan ışık hüzmelerinde gösteriyor kendini..Tek bir renge gökkuşağını sığdırıp, sokaklara süzülüyor yalnız bir kadın gibi.. Başı önde, ama ne yoluna aldırıyor, ne ardına.. Ve her gece bir yıldız takılıyor aklına…

Yalnızlığı görüp tarif edemediğimizdendir rüzgara eşdeğer kabul etmemiz.. Tüm perdeler boş duvarlara açılır, ve akreple yelkovanın sesi artık bir martıyı andırır. Korkulacak o kadar çok şey vardır ki; hangi birine korkacağını şaşırır, kendi kozana dönünceye kadar, bambaşka denizlere dalarsın.. Daldığın son denizin dibine varıp da sonsuzun olmadığını anladığında, nefessiz kalırsın… Korkuların sonunda, yalnızlığınsa bir kez daha başındasın.. Kanatların artık yok, kendi kozanın başında, tek başınasın..

Kelebekler hakikidir; ve biz kelebeklerden daha güçsüzüz…Onlar bir güne bir hayat sığdırırken, biz bir hayata sığdırabildiklerimizi parmaklarımızla sayarız..Rüzgarın yalnızlığında, yalnızlığın fırtınası oluruz… Kendimize bile hükmedemeyip, toz oluruz.

MutLuLuk Oyunu…

Posted in iLsu´Ca with tags , , , on Eylül 16, 2008 by iLsu

Son ZamanLarda MutLuLuk Adini Verdigim Maskemi Takiyorum Yine SIKCA…
Herkes MutLu BiLsin Beni Diye…
Hani YikiLmadim HaLa Ayaktayim Dermiscesine…
Ama Kimse BiLmezki Benim Ufacik Ama Bana Göre Kocaman oLan Dünyamda Ne DepremLer oLuyor Oysa…
Siddeti öLcüLmemis Büyük DepremLer…
BiLmedigim Cözmeye CaLisipta Cözemedigim Adini Koyamadigim SeyLeri ÖzLüyorum…
Hüzün Yine Limanimda HaLat Atmis BekLiyor Bu Sefer Uzunca KaLicaga Benziyor Oturmüs Beni IzLiyor…
GaLiba Maskemi Takma Zamanim GeLdi Yine Etrafim KaLabaLikLasmaya BasLadi…
GüLmeye Devam Etme Zamanim GeLdi…

Gittim… :)

iLsu…

Toygar IsikLi - SardunyaLar

Posted in Sarki´Ca with tags , , on Eylül 16, 2008 by iLsu

En son sardunyalarda soldular,
Sen orda ben burda yüreğim yanar,
Bu ayrılık değil ölüm bana,
Ne olur ağlama kıyamam sana,
Bu aşk saklı içimde sende gitme acılarla,
Olmaz böyle ayrılık niye,
O masum yüzünde sessiz çığlıklar gibi her sözün,
Git desende kal desende yaş dolar gözüm,
O masum teninde yorgun ellerinde hep hüzün,
Sensizlikten her nefeste yaş dolar gözüm,
Dokunma yaralarıma içimde çıkmaz yollara,
Yapma…
Dudaklarınla kalbime dokunup onu acıtma,
Vurma yaralarıma kar yağmasın baharıma,
Yapma… Dokunma…